CİBALGİNE 12 tablet, TENEKE İLAÇ KUTUSU
İsviçre malı
Made in Suisse
3,5*4,5*0,5 cm boyutlarında kayar kapaklı kutulardır. Kutuların kapaklarında cibalgine,12 tablet, Günde 1-2 defa 1-2 tablet, cibalgine ağrıları dindirir sinirleri teskin eder yazılıdır. Üretici firma Ciba adı mevcuttur. Arka yüzde ürünün formülü, Reçete ile satıldığı, 1959 da ruhsat alındığı, perakende satış fiatının 220 kuruş olduğu, Ciba SA Bale lisansı altında Türkiye’de Dr. A.Wander Ciba Tıbbi Müstahzarat Fabrikası İstanbul’da imal edildiği yazılmaktadır. Doktor numunesidir satılamaz etiketi mevcuttur. Kutular 1960 lı yıllara aittir.
1859 yılında boya üretimine başlayan Ciba İsviçre Basel’de kurulmuştur. 1900 yılında ilk antiseptiği olan Vioform’u ve antiromatizmal bir ilaç olan Salen’i üretmiştir. Ciba 1970 te Geigy ile birleşmiştir. 1996 da Sandoz ile birleşerek Novartis firmasını oluşturmuşlardır. Dr. A. Wander-Ciba ilişkileri incelendiğinde, İsviçre’nin en eski şirketlerinden J. R. Geigy 1758’de, CIBA 1859’da Sandoz 1886’da kimyasal boyalar üretmek, Dr. A. Wander ise, 1865’de bir kimya ve analitik tetkik laboratuvarı olarak kurulmuşlardı. Kuruluşlarından hemen sonra da adı geçen şirketlerden J. R. Geigy, CIBA ve Sandoz kimyasal boya, Dr. A. Wander ise besleyici gıda alanlarında sistemli çalışmaları ile büyümüşler ve ihracata yönelik stratejileri sayesinde, kısa zamanda alanlarında birer dünya markası olarak kendilerinden söz ettirmeyi başarmışlardır. CIBA, boya imalatını sürdürürken ilaç pazarındaki boşluğu ve gelecekteki önemini doğru değerlendirerek müstahzar ilaç üretimine başlamış, Sandoz ve J. R. Geigy de onu izlemişlerdir. “Ovomaltine” adlı besleyici gıda ürünü sayesinde dünya çayında bir üne kavuşan Dr. A. Wander de CIBA, Sandoz ve J. R. Geigiy gibi 1920’lerde ilaç üretiminin etkin isimleri arasında yer almayı başarmıştır. XIX. Yüzyıl sonlarına doğru sınırları bugünkü Arnavutluk’tan Yemen’e kadar uzanan ve batılılaşma yolunda önemli adımlar atan Osmanlı İmparatorluğu doğal olarak bu dört İsviçre şirketi tarafından ciddi bir pazar olarak algılanmıştır. Yüz yıl kadar önce sadece boya sanayiinde ve sadece temsilcilik düzeyinde başlayan ticari ilişkiler, ilaç üretiminin önem kazandığı yıllarda da genç Türkiye Cumhuriyeti ile temsilcilik düzeyinde sürdürülmüştür. Yaklaşık yirmi beş yıl süren temsilcilik düzeyindeki ilişki 1950’lerde başka bir boyut kazanmıştır. Yabancı yatırımın teşvik gördüğü o yıllarda, adı geçen şirketlerin, J. R. Geigy dışında kalan üçü de Türkiye’de fabrika kurarak üretime başlamışlar, pazarlama faaliyetlerini ise önceleri mümessillikler daha sonra kendi şirketlerinin içinde kurdukları bölümler aracılığı ile sürdürmüşlerdir. 1950’li yıllarda ülkemizde ilaç üretebilmek için inanılması güç koşullara göğüs germek, teknoloji transfer etmek, kalite standartları ve pazarlama teknikleri açısından devrim niteliğinde adımlar atmak, sabır ve özveri ve bir bakıma “elini taşın altına sokmak” gerekmektedir. Türkiye’de üretilen ilaçların kalitesinin dünyanın gelişmiş ülkelerindeki üretim kalitesine ulaşması için bitmek tükenmek bilmeyen bir çaba harcanmıştır. İşte bu çaba sonucunda Calcium-Sandoz, Optalidon, Cibalgine, Otrivine ve benzer ilaçların İsviçre kökenli oldukları unutulmuş, toplum tarafından yerli sanayii ürünleri addedilerek benimsenmişlerdir.
Yorumlar
Yorum Gönder