MELEK ÇİKLETLERİ 60 Adet
TENEKE ÇİKLET SAKIZ KUTUSU
Türk malı
Made in Turkey
10*18*6 cm boyutlarındadır. Kutunun kapağında ürünün adı
melek, Ressam Münif Fehim’in fırçasından “Çarşaflı kadın, 1890-1923 Türk kadını
kıyafeti” görseli eşliğinde sunulmaktadır. Kutunun yan yüzleri eski
minyatürleri anımsatacak şekilde çiçek görselleri ile süslenmiştir. Altında
Melek Çiklet Fabrikası İstanbul olarak şirketin adı ve adresi, ürünün içindeki
maddeler, 60 adet olduğu ve kutunun Cihad Ambalaj tarafından üretildiği
yazılıdır. Türk Malı logosu vardır. Kutu 1960 lı yıllara aittir.
Ressam Münif Fehim 1899 yılında Üsküdar’da doğdu. Babası,
ünlü tiyatroculardan Ahmet Fehim Efendi’dir. Üsküdar Sultânîsi’ni ve Güzel
Sanatlar Akademisi’ni bitirdi. Çok küçük yaştan itibaren babasının yanında, sanat
dünyasıyla iç içe büyüdü. Tiyatro sahnelerinin dekor resimlerini ve afişlerini
hazırladı. 1. Dünya Savaşı sırasında askere alındı. Görevlendirildiği askeri
sinemada filmlerin yazı ve resim bölümlerini yaptı. 1916’dan itibaren mizahi ve
dekoratif desenlerle yayın dünyasında kendini tanıttı. Afiş ve reklam işleri
yaptı. İlk desenleri bir edebiyat-felsefe dergisi olan Fağfur’da yayınlandı.
Daha sonra Ümit adlı bir dergide çizgileri görüldü. Namık İsmail’in gazeteden
ayrılmasıyla birlikte İleri gazetesinde basın hayatına atıldı (1921).
Karikatürcülüğü kısa bir süre bırakarak, ressam ve illüstratör olarak çalıştı.
İkdam, Vakit, Son Posta, Ayine, Aydede, Akbaba, Yedigün, Yirminci Asır, Mizah
gibi dergi ve gazetelerde çalıştı. İbnülrefik Ahmet Nuri, Reşat Nuri,
Yesarizade Mahmud Esad ile birlikte Kelebek dergisini yayımladı ve bu derginin
başçizerliğini yaptı. Özellikle Aydede’de yayınlanan divan şiirlerini
yorumlarken çizdiği kompozisyonları sayesinde tüm Bâbıâli’de tanındı.
Askerliğinin ardından Mâlûl Gâziler Film Stüdyosu’nda çalıştı. İlk sergisini
Ramiz Gökçe ve Cemal Nadir’le birlikte Taksim’de Kristal Gazinosu’nda açtı (25
Ağustos 1936). Aynı yıl Londra’da İngiltere kralının taç giymesi münasebetiyle
bir sergi daha açtı. Mizah çizerliği de yapmış olmasına karşın ressamlık yanını
daha fazla önemsiyordu. 1914 kuşağının belli başlı isimlerinden sayılmıştır.
1940’da Elli Türk Büyüğü ve Dünden Hatıralar adlı kitapları resimledi. 1945
yılında Çocuk Gözü dergisine çok sayıda illüstrasyon kazandırdı. 1950’li yıllarda
Resimli Tarih Mecmuası’nın çizerliğini yaptı. M. Faruk Gürtunca’nın Çocuk Sesi
dergisinde hem Abdullah Ziya Kozanoğlu başta olmak üzere çeşitli yazarların
tefrikalarını resimlemiş hem de derginin pek çok kapağını çizmiştir.
Cumhuriyetin ilanından sonra pek çok kitap kapağı, iç resimleri hazırlamıştır.
Fehim’in 1945 yılında Çocuk Gözü dergisinde Rıza Çavdarlı’nın senaryosundan
çizmeye başladığı Topuz Hakan başlıklı tarihi çizgiroman, diyaloglarında alt
yazılarla desteklenmiş bir tarzda sunulmuştur. Bu dergiye çok sayıda
illüstrasyon da hazırlamıştır. 1950’lerin ortasında Yaşar Kemal’in kaleminden
çıkan Karacaoğlan başlıklı çizgiromanı Cumhuriyet Gazetesi için çizmiştir.
1958’da Renk ve ardından da Hafta, 7 Gün, Yirminci Asır ve benzeri dergiler
için çoğu tarihi atmosferli sayısız illüstrasyon hazırlamış, ilk nüshası 24
Nisan 1961’de yayınlanan Zaman Gazetesine çeşitli resimlemeler ve M.Faruk
Gürtunca’nın kaleme aldığı ‘Bu Aslana Dokunmayın’ adlı şiir kitabını
resimlemiştir. Münif Fehim’in gerçekleştirdiği bir diğer çizgiroman çalışması
ise, 1947 yılında yeniden yayınlanmaya başlayan Çocuk Sesi dergisine
yapılmıştır. Bir Abdullah Ziya Kozanoğlu senaryosu olan Altınbağ Kahramanı
tarihi atmosferiyle dikkat çekmiştir. Uzun çizim hayatı boyunca sayısız resim
yapmış olmasına rağmen çok aralıklı olarak çizgiroman çalışması yapan Münif
Fehim’in bir sonraki çalışması ise 1970’de Günaydın Gazetesinde yayınlanmış
olan Hazreti Muhammed’in Hayatı olmuştur. Fotoğraf çalışmalarına Fatih
Halkevi’nde başladı. 1940 yılında Eminönü Halkevi’nde açtıkları sergiyle
Türkiye’de fotoğraf sergiciliğinin ilk örneğini verdi; fotoğrafın güzel
sanatlar içindeki yerine dikkati çekerek gelişmesine katkı sağladı. Halide Edip
Adıvar’ın İzmir’in işgali nedeniyle ünlü Sultanahmet mitinginde yaptığı
konuşmayı filme aldı. Gazeteciler Cemiyeti üyesiydi. Kültür çevrelerinde
‘Bâbıâli’nin usta sanatçısı’ olarak nitelenmiştir. Reşat Ekrem Koçu’nun
ifadesiyle ‘On parmağında on marifet olan’ bir şahıstı. Sanatkâr kişiliğinin
yanı sıra yakın çevresinde gülcülüğe merakıyla da tanınırdı. “Ergenekon’dan
Çıkış” “Sarayda Saz Âlemi”, “Çarşıya Giden Kadınlar”, “Zeyrek’te Eski Medrese”
adlı yağlıboya çalışmalarının yanı sıra Elli Türk büyüğü, Tuna Gülü, Osmanlı
Tarihinin Panoraması, Osmanlı Tarihi gibi çalışmaların resimlemesini yaptı.
Eski İstanbul ve saray hayatından kesitler sunan yağlıboya tabloları da vardır.
Tarihî kıyafetlere ve hayatlara uygun olarak sembolize ettiği duyarlı desen
çalışmaları dekoratif alandaki çalışmalara kaynak teşkil etmektedir. Elli yılı
aşan gazete ve dergi çizerliği boyunca (ki haftalık ve aylık dergilerin dışında
bazı dönemler aynı anda dört gazeteye çizdiği söylenir) bir sigortası ya da
emekli aylığı olmadan yaşayan sanatçı, son günlerine kadar yaşamını
sürdürebilmek için yağlıboya resimler yapmış, sergiler açmıştır. Münif Fehim
Özarman, 6 Kasım 1983 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.
Yorumlar
Yorum Gönder